PRİZMA

Hukuki Uyarı
Bu sitede paylaşılan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlı olup, Türkiye Cumhuriyeti Barolar Birliği'nin ilgili düzenlemeleri uyarınca reklam, teklif, hukuki öneri veya danışmanlık teşkil etmez. Sitede sunulan bilgiler hakkında Prizma Hukuk & Danışmanlık sorumluluk kabul etmez. Bu sitede paylaşılan bilgiler, büronun logosu ve sair veriler Prizma Hukuk & Danışmanlık'a ait olup, büronun yazılı izni olmaksızın kullananlar hakkında yasal işlem yapılır.




Hukuk & Danışmanlık
Aile Konutu Şerhi

Aile konutu şerhi, tapu kendisine ait olmayan eşe verilmiş çok önemli bir haktır. Ülkemizde, mülkiyet haklarının, konut tapularının çok yüksek oranda, erkek eş üzerinde bulunduğu dikkate alındığında, Kanunun getirdiği düzenlemenin kadın eş yönünden önemli bir hak ve koruma olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Uygulamada eşler arasında aile konutu ile ilgili anlaşmazlıklara sıkça rastlanır. Özellikler kadınlar eşlerinin ortak konutu habersiz satmasından çok korkarlar ve nasıl önlem alacaklarını bilemezler. İşte Medeni Kanun, bunun için aile konutu şerhi konulması sistemini getirmiştir. Aile konutu şerhi gerek eşler gerekse üçüncü şahıslar yönünden açıklayıcı özellikte tapuya verilen bir şerhtir. Bu şerh tapuya verilince eşler tek başlarına artık o taşınmazda satış, ipotek tesisi gibi tasarrufi işlemler yapamayacaklar. Taşınmazın satılmak istenmesi durumunda almak isteyen üçüncü şahıs bu şerhi görünce burasının aile konutu olduğunu anlayacak ve ona göre hareket edecek, tapu memuru da eşlerin rızası olmadan satış işlemini yapmayacaktır.

Aile Konutu Neresidir?

Aile konutunu evlilik birliğinin devamı süresince eşlerin birlikte yaşadıkları yerdir. Bir aile pek çok yerde ev, yazlık, dağ evi v.s. sahibi olabilir, ancak bunlardan sadece birisi medeni kanunun aradığı anlamda aile konutudur. Tapudaki vasfı dükkân, işyeri olan yerler aile konutu olamaz. Ancak tapudaki vasfı arsa, bağ, tarla gibi olan yerler üzerinde konut yapılmış ve cins değişikliği henüz yapılmamış yerlerde aile konutu bulunduğu iddia edilirse ilgili muhtarlığın yazısı ile bu parseller üzerinde aile konutu bulunduğu kabul edilebilir.

Artık Mahkeme Kararı Gerekiyor.

Hala Danıştay’ da yargılaması süren Tapu Sicil Tüzüğü nün "Aile Konutu Şerhi" başlıklı bölümünün iptalini talebiyle açılan davada yürütmenin durdurulması kararı verilmeden önce malik olmayan eşin ikametgâh, nüfus kayıt örneği, nüfus cüzdanı ile giderek tek taraflı işlemiyle aile konutu şerhi koydurmak mümkündü. Anılan yürütmenin durdurulması kararı üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı da tüm Tapu Müdürlüklerine gönderdiği yazı ile malik olmayan eşin talebi üzerine aile konutu şerhi işlenmesi için mahkeme kararı aranması gerektiğini bildirdi. Yargılama halen devam ettiği için aile konutu şerhi henüz kaldırılmış değil fakat yargısal süreç boyunca kadınlar, bu haklarını tek taraflı beyanlarıyla kullanamayacaklar. Oturdukları evin eşleri tarafından rızaları dışında satılmasını engellemek isteyen kadınlar, aile konutu şerhi konulmasını, ancak Aile Mahkemesi nde dava açarak isteyebilecekler ve duruşmalı yapılan bu davaların sonuçlarını beklemek zorunda kalacaklar. Bu sebeple aile konutu şerhine ilişkin açtığınız davada; yargılama sonuçlanıncaya kadar eşinizin taşınmazdaki tasarruf yetkisini kısıtlamak üzere mahkemeden ivedi olarak tedbir talep etmeniz gerekecektir.

Devam eden bir boşanma davanız varsa, bu dava içerisinde de tedbir koydurabilirsiniz. Zira boşanma davası açıldıktan sonra ayrı bir dava açarak aile konutu şerhi konulmasını istemek mümkün olmayacaktır.

Şerh Koydurmak İçin Tapuda Harç Ödenmez.

Harçlar Kanununda böyle bir harç alınacağı öngörülmediği için aile konutu şerhinin tapu kütüğüne yazımı ve şerhin terkini için her hangi bir harç veya vergi alınamaz. Ancak artık aile konutu şerhi bir mahkeme kararına muhtaç kılındığından mahkemeye başvurmak için harç yatırmanız gündeme gelecektir.

Aile Konutu niteliğindeki konut, hileli olarak başkasına devir edilmişse ne yapılmalıdır?

Aile konutu niteliğindeki bir taşınmazın, tapu maliki eş tarafından, hileli olarak başka-üçüncü şahıslara devri halinde yapılması gerekenleri, yukarıda belirttiğimiz şerhin olup olmasına göre belirlemek gerekir.

Tapuya aile konutu şerhi işlenmemiş bir konutta, tapu maliki eşin hileli devir yaptığı, işlemin mal kaçırma amaçlı olduğu ve konut alıcısının iyi niyetli olmadığı vs gerekçeleri ile tapu iptal-tescil davası açılmalıdır. Bu durumda, konut alıcısı, iyi niyetli olduğunu Medeni Kanunun 1023 maddesi (tapuya güven ilkesi) gereğince ortaya koyması halinde, konutun yeniden eş adına tescili pek mümkün görünmemektedir.

Tapuda aile konutu şerhi işlenmiş bir konut bakımından ise, Medeni Kanunun 194 üncü maddesi gereği, tek eşin imza ve rızası ile konut devir edilememekle beraber, bir şekilde böyle bir devir tapuda gerçekleştirilmiş ve üçüncü bir şahıs anılan konutun maliki olmuş ise, yukarıda belirtilen şerhin yararlı etkisini göreceksiniz. Çünkü bu halde, açacağınız tapu iptal-tescil davası sonucunda, hile-iyiniyet vs gibi ispat kurallarına çok da ihtiyaç duymaksızın, konutu yeniden eşiniz adına tescil ettirmeniz mümkün olacaktır.


+90 216
334 6965
e-posta yolla
Kurucumuz Av. Hakan TOKBAŞ, "Çaresi POSTA'da" başlığı ile POSTA Gazetesinde her gün tüketici hukuku sorularını cevaplamaya başlamıştır. Siz de soru ve şikayetlerinizi tuketicihukuku@posta.com.tr adresine yollayabilirsiniz.

♦♦♦♦♦
2. Tüketici Hukuku Sempozyumu Ses Çözümleri ve Makaleleri kitabımız çıktı. (Nisan 2013)

♦♦♦♦♦

Av. Hakan TOKBAŞ tarafından Tüketici Hukuku Enstitüsü Genel Başkanı olarak düzenlenen 2. Tüketici Hukuku Sempozyumu, TBMM, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Rekabet Kurumu, Doğuş Üniversitesi ve İstanbul Kültür Üniversitesi işbirliği ile yapıldı. Sempozyumda  akademisyenler, Yargıtay hakimleri,  Rekabet Kurumu uzmanları ve çeşitli kurumlarddan temsilciler tebliğlerini sundular.  (Kasım 2012)


♦♦♦♦♦

Av. Hakan TOKBAŞ tarafından Tüketici Hukuku Enstitüsü Genel Başkanı olarak düzenlenen Uluslararası Tüketici Hukuku Sempozyumu, İstanbul Kültür Üniversitesi, Rekabet Kurumu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Zeytinburnu Belediyesi desteği ile yapıldı. Sempozyumda Almanya, Avusturya, Fransa ve Makedonya'dan akademisyenler, Yargıtay hakimleri, Türk akademisyenler, Rekabet Kurumu uzmanları tebliğlerini sundular.  (Kasım 2011)

♦♦♦♦♦

Kurucumuz Av. Hakan TOKBAŞ'ın genel başkanlığında Tüketici Hukuku Enstitüsü kuruldu. (Ekim 2011)

♦♦♦♦♦

Prizma Hukuk & Danışmanlık,  İstanbul'da!..  (Nisan 2011)

♦♦♦♦♦

Prizma Hukuk ekibi, TBMM tarafından düzenlenen Sivil Toplum Kuruluşlarının Yasama Sürecine Etkin Katılımı ve Görüş Alma: Bir Model Arayışı konferansına katılmıştır. (Şubat 2011)

♦♦♦♦♦

Av. Hakan TOKBAŞ, European Academy For Law and Legislation (EALL) kurumunun davetlisi olarak Lahey'de 3 günlük "consultation" konulu eğitim programına katılmış ve program sonunda kurumun "consultation"  sertifikasına hak kazanmıştır. (Kasım 2010)

♦♦♦♦♦

Prizma Hukuk ekibi, TPE tarafından düzenlenen "Taklit Ürünlerin Tehlikeleri" konulu konferansın davetlisiydi. (Ekim 2010)

♦♦♦♦♦

Prizma Hukuk ekibi, TSE tarafından düzenlenen "Tüketicilerin Standardizasyon Faaliyetlerine Katılımı" konulu seminerin davetlisiydi. (Ekim 2010)

♦♦♦♦♦

Prizma Hukuk & Danışmanlık taşındı. (Mart 2010)

♦♦♦♦♦

Av. Hakan TOKBAŞ'ın editör kurulunda bulunduğu "Sivil Toplum İçin Yasama Sürecine Katılım El Kitabı" isimli kitap yayımlandı. (Aralık 2009)

♦♦♦♦♦

Av. Hakan TOKBAŞ tarafından kaleme alınan "Türkiye Mevzuatında Şerefi İhlal" isimli kitap yayımlandı. (Temmuz 2009)

♦♦♦♦♦

Türkiye'de ilk defa mobbing bir suç olarak tasnif edildi. Büromuz tarafından açılan mobbing davası, kamuoyunda büyük ilgi gördü.  (Nisan 2009)

♦♦♦♦♦
Anasayfa     
FAALİYET ALANLARIMIZ
Faydalı Bilgiler