Boşanmada Mal Paylaşımı: Hangi Mallar Bölünür?

Boşanma sürecinde en çok sorulan sorulardan biri şudur: “Eşimin adına olan ev bana da düşer mi?” ya da tersi: “Kendi kazandığım paralar da paylaşılacak mı?” Yanıtlar evlilik tarihine, mal rejimine ve tarafların seçimlerine göre değişir.

Yasal Mal Rejimi: Edinilmiş Mallara Katılma

Türk Medeni Kanunu, 1 Ocak 2002’den itibaren evlenen çiftler için edinilmiş mallara katılma rejimini yasal (yani sözleşme yapılmamışsa otomatik geçerli olan) rejim olarak belirlemiştir. Bu rejim iki temel mal kategorisi üzerine kuruludur:

  • Edinilmiş mallar: Evlilik boyunca çalışma karşılığı elde edilen gelirler, bu gelirlerle alınan gayrimenkuller, menkul kıymetler, tasarruflar. Eşlerden yalnızca birinin adına kayıtlı olsa dahi bu mallarda diğer eşin “katılma alacağı” hakkı doğar.
  • Kişisel mallar: Evlilikten önce elde edilen mallar, evlilik sırasında miras yoluyla ya da bağış olarak gelen mallar ve bunların dönüşümleri. Bu mallar paylaşıma girmez.

Pratik Örnek: Hangi Ev, Hangi Kategoride?

2010’da evlenen bir çift düşünün. Eşlerden biri 2008’de babasından miras kalan 500.000 TL ile 2015’te ev aldıysa ne olur? Paranın kaynağı miras (kişisel mal) olduğundan ev kişisel mal sayılır ve boşanmada paylaşıma girmez —ancak bu bağın belgelenmesi gerekir. Banka dekontları, miras taksim senedi ve tapu işlem tarihleri bu noktada kritik delil niteliği taşır.

Öte yandan aynı çift evlilik süresince birlikte çalışıp biriktirerek 2018’de başka bir ev aldıysa, o evin değeri paylaşıma girer.

Paylaşım Nasıl Hesaplanır?

Tasfiyede her eşin edinilmiş mal fazlası (değerden kişisel mal katkısı düşüldükten sonra kalan net tutar) tespit edilir. Ardından her eş, diğerinin edinilmiş mal fazlasından yarısını katılma alacağı olarak talep edebilir. Bu bir mülkiyet devri değil, parasal alacaktır —yani evi almak değil, değerinin yarısını para olarak almak.

Evlilik Öncesi Borç ve Değer Artışı

Eşlerden birinin evlilikten önce aldığı ve ödemeye devam ettiği bir konut kredisi varsa durum karmaşıklaşır. Evlilik sırasında yapılan anapara ödemeleri edinilmiş mal olarak değerlendirilir; evin değer artışından bu orana isabet eden kısım paylaşıma dahil edilir. Hesaplama; toplam ödenen anaparanın ne kadarının evlilik öncesi, ne kadarının evlilik içi olduğunun tespiti üzerine kurulur.

Mal Ayrılığı Sözleşmesi Yapılmışsa

Çiftler noterde düzenlenecek bir sözleşmeyle farklı bir mal rejimi seçebilir. Mal ayrılığı rejimini seçenler için her eşin malı kendisine aittir; boşanmada katılma alacağı doğmaz. Ancak bu sözleşme, ziynet eşyası, nafaka ve tazminat gibi diğer hakları etkilemez.

Sıkça Yapılan Bir Yanlış

“Mal eşimin üzerine kayıtlı, bana hiçbir şey çıkmaz” düşüncesi hukuki açıdan doğru değildir. Edinilmiş mal rejiminde tapu kimin üzerinde olursa olsun, o mal evlilik içinde edinilmişse diğer eş katılma alacağı talep edebilir. Tersine, “her şey yarı yarıya paylaşılır” anlayışı da her zaman geçerli değildir —kişisel mallar bu hesabın dışındadır.

Ziynet Eşyası ve Banka Hesapları

Ziynet eşyaları kural olarak kime takılmışsa onun kişisel malı sayılır. Ortak banka hesabındaki para ise genellikle eşit yarı yarıya değil, kimin ne kadar yatırdığı araştırılarak ayrıştırılmaya çalışılır. Hesap hareketlerinin yıllarca geriye dönük incelenmesi zaman alır ve çoğunlukla tartışmalı delil üretimine yol açar.

Mal tasfiyesi davası, boşanma davasından ayrı açılır ve ikincisinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde açılması gerekir. Boşanma kararı kesinleştikten sonra da bu hak varlığını korur; ancak ne kadar erken hareket edilirse delillerin taze kalma ihtimali o kadar yüksektir.